Afyon gezi rehberi: Cumhuriyet’e doğru

Afyon: Katman katman medeniyet
Konumu itibarıyla adeta bir geçiş noktasını oluşturan kent, tarih boyunca medeniyetlerin ve orduların durağıydı. Savaşlara burada hazırlanıyor, ardından diğer bölgelere gidiyorlardı. Bu uygarlıklar arasında Frigler, Lidyalılar, Hititler, Persler, Bizanslılar, Selçuklular, Osmanlılar, Yunanlar ve son olarak Kurtuluş Savaşı’nda Türk ordusu bulunuyor. Ören yerlerinden konaklarına, camilerinden kalelerine, kiliselerinden antik kentlerine, anıtları, hanları ve hamamlarına kadar tarihi güzelliklerle içi içe geçen kentin her katmanında, caddesi veya ilçesinde bir medeniyetin mimari izi bulunuyor. Afyon gezi rehberinde tüm bu detaylar aktarılıyor. Ayrıca Afyon’un termal turizmi ve gezilecek-görülecek yerleri yine rehberde ayrıntılı olarak yer alıyor.
Afyon adı nereden geliyor?
Afyonkarahisar’ın bilinen en eski adı Akronio; bu isim tarih boyunca birçok kez değişmiş. Kente Romalılar döneminde Akronium deniliyordu. Malazgirt Savaşı’nın ardından Sultan I. Mesut Afyon Kalesi’nin eteklerine Karaşar Türklerinin yerleştirilmesini emretmiş, o vakitten sonra kaleye de Karahisar adı verilmiş. Osmanlı arşivlerinde Karahisar-ı Sahip adıyla yer alan şehir, Cumhuriyet’in ilk senelerinden beri Afyonkarahisar olarak biliniyor. Afyon gezisi boyunca tüm bu değişimler ve medeniyetlerin iziyle karşılaşılıyor.
Afyon nerede?
Afyon, Türkiye’nin batısında, Ege Bölgesi’nin iç kesiminde yer alıyor. Etrafı Isparta, Kütahya, Eskişehir, Konya ve Uşak tarafından sarılan kentin toplam yüzölçümü 14,016 km², nüfusu ise 744 bin. Dağlar, göller ve akarsular ile çeviri Afyonkarahisar’ın Başmakçı, Bayat, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, Emirdağ, Evciler, Hocalar, İhsaniye, İscehisar, Kızılören, Sandıklı, Sinanpaşa, Sultandağı, Şuhut ve Merkez olmak üzere 18 ilçesi var. Bölgenin geçim kaynaklarının başında da mermer ve gıda ürünleri gelen Afyon’daki birçok mermer ocağının tarihi çok eskilere dayanıyor.
Afyon: Termal turizm
Turizm açısından termal otellerin oldukça ilgi gördüğü Afyonkarahisar, sırf bu nedenle yurt içinden ve dışından ziyaretçi çekiyor. Konuklar kaplıca sularının şifa verdiğini düşünerek otellere aylar önce rezervasyon yaptırıyor. Beş yıldızlı oteller, çamur banyoları ve rehabilitasyon merkezleri yıl boyunca konuklarını ağırlıyor. Afyon, kaplıca ve sağlık turizminin adeta kalbi. Detaylı bir Afyon gezisi için buralara uğranabiliyor. Doğanın avuçlarındaki kent, tarihi noktalarıyla da dikkat çekiyor.
Afyon’da gezilecek yerler
Medeniyetlere ev sahipliği yapan Afyon’un her köşesinde doğal bir miras var. Afyon’da gezilecek yerler arasında bulunan yüzlerce yıllık kaleler, mağaralar, köprüler ve hamamların yanı sıra manastırlar, kanyonlar, antik kentler tüm noktalara yayılmış halde. Bölge öyle bir-iki günde gezerek bitirilmeyecek kadar çok sayıda tarihi yapıyı içeriyor. Tüm bu görülmesi gerekenler yerler şehrin merkezinden pek de uzakta değil. Afyon’da gezilecek yerlerden bazıları şöyle:
Başkomutan Tarihi Milli Parkı: Afyon gezi rehberinin ilk durağı olan park, 1981 yılında milli park ilan edildi. Burası milli mücadele yıllarını resmeden bir yapıya sahip. 42 bin 183 hektarlık alanda anıtlar, müze ve şehitlikler bulunuyor. 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’un başladığı bu bölgede Zafer Anıtı, Kocatepe Anıtı, Cumhuriyet Şehitliği, Hava Şehitliği ile Kocatepe Atatürk Anıtı ve Kitabesi gibi önemli tarihi yerler var.
Afyonkarahisar Kalesi: Doğal bir kayanın üzerine inşa edilen kalenin yerden yüksekliği 220 metreden fazla. Tarih boyunca birçok savaş gören üssün surları Selçuklu Sultanı Alâaddin Keykubat zamanında onarıldı, yanına da bir mescit yaptırıldı. 1500’lerin son çeyreğinde Sultan II. Selim’in emriyle yeniden onarılan bu yapı günümüze kadar olduğu gibi geldi.
Frig Vadisi: Yüzlerce yıl önce Frigyalıların kayalara kaleler, anıtlar ve evler oyarak oluşturduğu bölge hem doğal hem de etkileyici bir tarihi anlayışı sunuyor. Her açıdan görülmeye değer. Bölgede gezerken, dokunduğu her şeyi altına çeviren Kral Midas’ın öyküsünü de duymak mümkün. Gezdikçe masallar ve efsaneler adım adım ortaya çıkıyor.
Acıgöl Flamingo Kuş Gözlemevi: Antalya-Denizli geçiş güzergahında yer alan gözlemevi, Acıgöl’de konumlanıyor. Acıgöl, Türkiye’nin en tuzlu ikinci gölü ve turistlerin uğrak yerlerinden biri. Genel olarak da çevre felaketleri nedeniyle yok olan kuş cennetlerinin aksine doğal ortamını koruyan gözlemevi, kuş cıvıltıları eşliğinde dinlendirici bir atmosfere sahip, 176 kuş türüne ev sahipliği yapıyor.
İscehisar Peri Bacaları: Kentin aynı isimli ilçesinde yer alan İscehisar Peri Bacaları, tamamen doğal şartlarda meydana gelen baca/sütun şeklindeki yapılardan oluşuyor. Volkanik arazide bulunan bölgede çok sayıda peri bacası ve ören yeri sıralanırken, tüm doğal güzellikler ziyaretçilerine görsel bir şölen yaşatıyor.
Afyonkarahisar Müzesi: Tek katlı müze, dokuz sergi salonunu, beş odayı, beş depoyu, fotoğraf atölyelerini ve laboratuvarı içeriyor. Müzede Osmanlı, Bizans, Frig, Roma ve Hitit medeniyetlerinin günlük kullandığı, pişmiş topraktan ve mermerden araç-gereçler, cam ve metal heykeller, lahitler ve mezar taşları sergileniyor.
Bu İçerik Faydalı Oldu mu?
