Aksa Doğalgaz

Aksa Doğalgaz Blog

Doğal Güzellikler
24.09.20262 dk

Medeniyetler yiyecekleri nasıl saklardı?

Medeniyetler yiyecekleri nasıl saklardı?

Medeniyetler yiyecekleri nasıl saklardı?

İnsanlık doğa karşısında hayatta kalmak istiyordu, her koşula uyum sağlayıp yaşama tutundu. Önce korkusunu yendi, avlanmaya başladı. Günümüzden 800 bin yıl önce de ateşi keşfetti, yenilebilen küçük hayvanları kazığa geçirerek pişirdi. Tabak olarak da yaprak, sürüngen kabukları, kilden çanak-çömlek kullandı. 

Görsel: Geniş sofralar

Kabile yemekleri

Her şey zamanla gelişti ve etkileşim fazlalaşınca uyum içinde birliktelik sayısı arttı. Böylece dinamikler, kurallar değişti; çoğaldılar, aileler, kabileler ve göçebe topluluklar oluştu, sofralar ateşin başında kuruldu.

GÖRSEL: Mamut, timsah

Yiyecekler büyürken…

Baskın hale gelen insanlık, yağmur yağdığında kapalı alanlara sığınırdı. Büyük yırtıcı hayvanlardan korkardı ve onları üstün varlıklar olarak görürdü. Ama zekasını kullanarak onları beraber avladı ve avladığı hayvanları o gün yerdi, ertesi güne bırakmazdı. Kış geldiğinde de o avları mağaralara çiçeklerden elde ettiği boyalarla resmetti. Günümüze ulaşan kayıtlarda; müzelerde ve kitaplarda sergilenen görsellerde bu durum açıkça görülüyor.

GÖRSEL: Mağaralara yapılan duvar resimleri

Kabile sofraları

İnsanların mağaralardaki duvarlara ve mağaraların baş köşelerine doğadaki canlılara öykünerek yaptığı resimlerin ve minik heykellerin sayısı artıyordu. Ateşin başında yemek yerken sohbet ediliyor, iletişim kuruluyordu. Anlatılan her öykü bir diğer kabilenin anlattığı öyküydü artık… Görüşmeler yakınlaştırdı, kabileleri bir araya getirdi ve kabileler birleşti. İnançlar, bağlılıklar, kültürel değerler ve sofralar tek tipleşmeye başladı.

GÖRSEL: Toprakta yiyecek

Bataklıktaki yiyecek

Avcı-toplayıcı toplumlar ilerleyen süreçte rahat etmeye yönelik biçimde ihtiyacından fazlasını biriktirmek istedi. Bu biriktirmeyi de tıpkı avladığı hayvanlardan gördüğü gibi toprağa, bataklığa veya gölete gömerek, çamurla kaplayarak yaptı. Buralarda tereyağı da saklanırdı, et de… Toprak altında güneş ışığından ve oksijenden uzaklaşan yiyeceklerin raf ömrü arttı. 

GÖRSEL: Turşu

Turşunun doğuşu

Günümüzden 10 bin yıl önce yaşanan tarım devrimi ile birlikte yerleşik hayata geçildi. Yerleşik hayat, konforluydu. Ekinler sulanıyor, avlanan hayvanlar serin yerlerde saklanıyor veya kurutuluyordu. Yiyeceklerin raf ömrünü uzatmak adına yeni yöntemler denendi. Böylece kurutmanın yanında mayalama, tütsüleme, salamura ve tuzlama gibi yöntemler doğdu.

GÖRSEL Modern sofralar

Lezzetin öyküsü

Nüfus artınca ambarların kapasitesi genişledi, evlerin yemek pişirme bölümleri de büyüdü, hatta mutfaklar kuruldu, kazanlar devleşti, ateşler harlandı. Etlere sebzeler ve tahıllar eklendi, yiyeceklerin ömrü uzasın diye kardan yararlanıldı. Aileler sofralarda buluştu; özel günlerde daha büyük sofralar hazırlandı veya etkinlikler düzenlenirken yemeklerin biri gitti diğeri geldi… Yemekler gün boyu sıcak kalsın diye de ateşler kısık hale getirilirken tatlılar, çörekler ve günümüze ulaşan lezzetler doğdu.






Paylaş

Bu İçerik Faydalı Oldu mu?