Kömür yerine doğal gaz kullanılmasıyla hane başına gerçekleşen karbon salımı

İklim Değişikliği ve Doğal Gaz
Doğal Gaz ile Daha Temiz Bir Gelecek
Dekarbonizasyon yaklaşımımızı, doğal gazın bugünkü rolü ile yarının düşük karbonlu gaz altyapısına hazırlık ihtiyacını birlikte gözeten bir çerçevede şekillendiriyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz şehirlerde hava kalitesinin iyileşmesine katkı sunan önemli bir rol üstleniyoruz.
Kömür yerine doğal gaz kullanılmasıyla gerçekleşen karbon emisyonu azaltımı*
*2025 yılı, tüm bölgeler.
Ağaçtan oluşan bir ormanın temizleyebileceği karbon miktarına eş değer
Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak, bugün ertelenemeyecek sorumluluklar arasında yer alırken; nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme, enerji talebindeki yükseliş ve sera gazı emisyonlarının birikimli etkisi iklim değişikliğini ekonomik, çevresel ve toplumsal sonuçları giderek ağırlaşan bir risk alanına dönüştürüyor. Biz de bu tabloyu; iş modelimizi, altyapı yatırımlarımızı ve hizmet yaklaşımımızı doğrudan ilgilendiren yapısal bir gündem olarak ele alıyoruz.

Sürdürülebilirliği, iş yapış biçimimizin ve uzun vadeli büyüme yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Doğal gazın daha düşük karbonlu bir enerji sistemine geçişte üstlendiği rolün bilinciyle hareket ediyor; faaliyetlerimizi güvenli arz, verimlilik, çevresel etki yönetimi ve sorumlu yönetişim ilkeleriyle birlikte değerlendiriyoruz. Amacımız, hizmet verdiğimiz bölgelerde yaşam kalitesine katkı sunarken faaliyetlerimizin çevresel ve sosyal etkilerini daha dikkatli, daha ölçülü ve daha sistemli biçimde yönetmek.
Sürdürülebilirlik yaklaşımımızın merkezinde karbon yönetimi, iklim değişikliğiyle mücadele ve düşük karbonlu enerji yönetimi yer alıyor. Emisyon yönetimi ve dekarbonizasyonu tek bir proje ya da dönemsel bir hedef olarak görmüyoruz. Bu alanı; ölçüm altyapımızı geliştiren, alternatif gazlara hazırlık kapasitemizi artıran ve azaltım yaklaşımını operasyonel kararlarla ilişkilendiren uzun vadeli bir yönetim başlığı olarak değerlendiriyoruz.
Aksa Doğalgaz olarak karbon yoğun yakıtlara kıyasla daha düşük emisyonlu bir alternatif olan doğal gazın yaygınlaşmasına katkı sunarken, bu katkıyı mevcut durumla sınırlı bir avantaj olarak ele almıyoruz. Esas odağımız; emisyonlarımızı düzenli biçimde ölçen, azaltım alanlarını görünür kılan ve enerji dönüşümüne hazırlık kapasitemizi güçlendiren bir yapı kurmak.